Model Fabrikaların öncelikli hedef kitlesi, 50’den fazla çalışana sahip büyüme ve istihdam yaratma açısından en yüksek potansiyele sahip KOBİ niteliğindeki firmalardır Model Fabrika Deneyimsel Eğitimleri ve firmaların kendi “Yalın Liderleri’ni yetiştiren saha koçluklarını bir arada barındıran Öğren Dönüş Programları, hiçbir yeni yatırım yapmadan sadece üretime bakış açılarını değiştirip “Yalın Üretim Metodolojisi” ile verimliliklerini önemli ölçüde artırmalarını,  elde ettikleri kazanımları kendi içlerinde yayarak sürdürebilir kılmalarını sağlamak için tasarlanmıştır.

Sağlanan verimlilik artışlarının orta vadede daha yüksek iş hacmine dönüşmesi kaçınılmazdır. Özellikle potansiyeli yüksek olduğu halde kaynaklarını verimli kullanamayan dolayısıyla kapasite kullanım oranlarının düşük olduğu işletmelerde henüz Öğren Dönüş Programı tamamlanmadan (3 ay gibi kıs bir sürede) gözle görünür yüksek kazanımlar elde edilmektedir. “Kitle Üretiminden Tek Parça Akışa” geçiş, stoksuz çalışma, işin standartlaştırılması, çevirim zamanlarının ve duruş sürelerinin azaltılması, doğru istasyon ve hat tasarımları, faydalanılmayan yetkinliklerin devreye alınması (her seviyede çalışanın iyileştirme projelerine ortak edilmesi) vb. yalın araçları ile ürüne değer katmayan tüm aktivitelerden (israflardan) uzaklaşılmasıyla elde edilen iş gücü verimlilikleri, alan kazanımları, hammadde ve enerji tüketimindeki azalışlar, stok miktarlarındaki azalışlar vb. kazanımlar üretim maliyetlerinin  düşmesinde doğrudan rol almaktadır. Verimlilik kazanımları ile istihdam yaratma arasındaki pozitif korelasyon ekonomi literatüründe de kendine önemli bir yer edinmiştir. Daha üretken olma niyetiyle hizmetlerden faydalanmak isteyen firmalar, temelde iş hacmini büyütmek için bu sürece girmektedir.

Model Fabrikalar Amerika ve Avrupa ülkelerine ek olarak, farklı kültür, teknolojik seviye ve iş yapma biçimlerinin olduğu farklı coğrafyalarda dahi (Singapur, Fas vb.) başarısını kanıtlamış bir konsepte ve metodolojiye sahiptir ve  firmaların dönüşümlerini kolaylaştırmaya yönelik deneyimsel öğrenme ilkelerini uygulamaktadır. Bu nedenle, Model Fabrikaların eğitim programlarına katılanlar sadece sınıf içi teorik eğitimler almakla kalmaz aynı zamanda hata yapma serbestliğinin olduğu gerçek bir üretim ortamında öğrendiklerini bizzat uygulama fırsatı bulurlar.

Öğren Dönüş programları tipik olarak katılımcı firmaların FVÖK marjlarını % 3-5 oranında artırmasına ek olarak iş hacimlerini ve istihdamlarını da artırmasına yardımcı olur. Ancak, toplam üretkenlikteki artış katılımcı firmaların farkındalık ve olgunluk seviyesi açısından değerlendirilerek sınıflandırılmalıdır. Firmalar, farkındalıkları ve programa katılım öncesi yalın üretim ilkelerine ilişkin gerçekleştirmiş oldukları faaliyetler açısından gruplandırılabilir. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere, firmalar yalın ve dijitalleşme olgunluk düzeylerine göre üç kategoride değerlendirilebilir. Model Fabrika hizmetlerinden faydalanmadan önce herhangi bir yalın temelli faaliyette bulunmayan firmalar düşük kategoride; önemli düzeyde yalın farkındalığa sahip olan ve belirli bir ölçüde yalın ve dijitalleşme faaliyetlerinde bulunan firmalar orta kategoride; derin tecrübe ve yalın ve dijitalleşme faaliyetleri için bünyesinde bir departman barındıran firmalar ise yüksek kategoride değerlendirilebilir. ASO Model Fabrikada şimdiye kadar verilen programlara katılan şirketlerin olgunluk seviyelerinin dağılımı %60 düşük, %30 orta ve %10 yüksek olarak değerlendirilmektedir.

Dijital Olgunluk Tablo (1)